2002 yılında Renewable Energy dergisinde yayımlanan "Wind power potential in Turkey and Akhisar case study" başlıklı çalışma, bu açıdan dikkat çekici bir erken dönem araştırmasıdır.
Polar Meteoroloji uzmanlarından Murat Durak ve Zekai Şen tarafından gerçekleştirilen çalışma; yerel rüzgâr ölçümleri, farklı türbin teknolojilerinin değerlendirilmesi, WAsP tabanlı saha analizi, türbin seçimi ve mikro-yerleşim aşamalarını bir araya getirerek Akhisar için uygulanabilir bir rüzgâr enerjisi projesi ortaya koymuştur.
Yayımlandığı 2002 yılı dikkate alındığında çalışma, Türkiye'de bugün kullandığımız modern RES kaynak değerlendirme ve fizibilite metodolojilerinin erken uygulamalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Rüzgâr Enerjisinin Henüz Başlangıç Yılları
Çalışmanın yayımlandığı dönemde rüzgâr enerjisi teknolojileri bugünle karşılaştırıldığında çok daha erken bir gelişim aşamasındaydı. Makale, rüzgâr enerjisinin ekonomik öneminin;
- rüzgâr türbini maliyetlerindeki düşüş,
- fosil yakıt kaynaklı atmosferik kirliliğin azaltılması,
- yenilenebilir ve çevre dostu enerji kaynaklarına yönelim
ile giderek arttığını vurgulamaktadır. Bugün artık enerji dönüşümünün merkezinde yer alan bu konuların 2002 yılında aynı problem çerçevesi içerisinde ele alınmış olması, çalışmanın tarihsel önemini artırmaktadır.
Araştırmanın Temel Sorusu
Çalışmada temel olarak şu soru sorulmuştur:
Akhisar bölgesindeki rüzgâr kaynağı teknik ve ekonomik açıdan enerji üretiminde kullanılabilir mi ve bu saha için hangi türbin teknolojileri daha uygun olabilir?
Bu soruya cevap verebilmek için yalnızca ortalama rüzgâr hızı değerlendirilmemiştir. Araştırmada;
Yerel Rüzgâr Koşulları
↓
Türbin Teknolojileri
↓
Saha Ölçümleri
↓
WAsP Analizi
↓
Türbin Seçimi
↓
Mikro-Yerleşim
↓
Yıllık Enerji Üretimi
birbiriyle bağlantılı olarak ele alınmıştır. Bu akış, günümüzde gerçekleştirilen RES fizibilite çalışmalarının temel mantığıyla büyük ölçüde örtüşmektedir.
Saha Ölçümleri ve Rüzgâr Kaynak Analizi
Bir RES yatırımında ilk sorulardan biri: “Bu sahada yeterli ve sürdürülebilir bir rüzgâr kaynağı var mı?” sorusudur.
Çalışmada Akhisar bölgesindeki yerel rüzgâr hızlarının değişimi incelenmiş ve farklı rüzgâr türbini teknolojileri bu koşullara göre değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım önemliydi; çünkü yalnızca yüksek rüzgâr hızına sahip bir lokasyon belirlemek yeterli değildir. Bir türbinin performansı;
- rüzgâr hızı dağılımı,
- yerel topoğrafya,
- saha koşulları,
- türbin güç eğrisi,
- teknolojik özellikler
ile birlikte değerlendirilmelidir.
WAsP ile Mikro-Yerleşim
Çalışmanın günümüz açısından belki de en önemli teknik özelliklerinden biri WAsP kullanılmasıdır. WAsP, rüzgâr kaynak değerlendirmesi ve rüzgâr santrali yerleşim çalışmalarında uzun yıllardır kullanılan temel araçlardan biridir.
Araştırmada saha ölçümleri ve uzman değerlendirmeleri WAsP analizleriyle birlikte kullanılarak türbinlerin lokasyonları belirlenmiştir. Başka bir ifadeyle çalışma yalnızca: “Akhisar'da rüzgâr var.” dememiştir. Bunun yerine: “Hangi türbin, hangi yerel koşullarda ve sahanın hangi bölümünde daha uygun şekilde konumlandırılabilir?” sorusuna yönelmiştir.
Bu yaklaşım bugün micro-siting — mikro-yerleşim olarak adlandırdığımız RES mühendisliğinin temel problemlerinden biridir.
Türbin Teknolojisinin Sahaya Göre Seçilmesi
Araştırmada farklı rüzgâr türbini teknolojileri yerel rüzgâr hızı değişimlerine göre karşılaştırılmış ve bölgenin meteorolojik koşullarına uygun türbinlerin seçilmesi amaçlanmıştır. Bu nokta bugün de son derece geçerlidir.
Bir RES yatırımında önce türbini seçip sonra saha aramak yerine, sahanın rüzgâr karakteristiğini analiz edip buna uygun türbin teknolojisini değerlendirmek çok daha bilimsel bir yaklaşımdır. Dolayısıyla meteorolojik kaynak değerlendirmesi, yalnızca üretilecek enerjiyi tahmin etmek için değil, yatırımın teknik tasarımına girdi sağlamak için de kullanılır.
Yıllık Enerji Üretim Potansiyeli
Çalışmanın hesaplamalarına göre incelenen saha için minimum 31.436 MWh/yıl rüzgâr enerjisi üretim potansiyeli hesaplanmıştır. Hesaplamalarda ayrıca %10 hata olasılığı dikkate alınmıştır. Bu da çalışmanın yalnızca teorik maksimum üretim değerine odaklanmadığını, sonuçlara ilişkin belirsizlik unsurunu da değerlendirdiğini göstermektedir.
2002'den Bugüne: Modern RES Fizibilitesinin Öncülü
Aynı temel mühendislik problemi bugün çok daha gelişmiş teknolojilerle ele alınabilmektedir. Ancak yöntemler gelişse de temel soru değişmemiştir: Rüzgâr kaynağını doğru karakterize et, doğru teknolojiyi seç, doğru yere yerleştir ve üretimi güvenilir şekilde tahmin et. Bu nedenle Akhisar çalışmasını “eski bir yayın” olarak değil, modern rüzgâr enerji değerlendirme zincirinin Türkiye'deki erken bilimsel örneklerinden biri olarak konumlandırmak çok daha doğrudur.
2002 Yılı Yaklaşımı
- • Saha ölçümleri
- • Rüzgâr kaynak değerlendirmesi
- • WAsP analizleri
- • Türbin karşılaştırması
- • Mikro-yerleşim
- • Yıllık enerji üretim hesabı
Bugünkü Modern Yaklaşım
- • Meteoroloji direği + LiDAR / SoDAR
- • Uzun dönem reanalysis ve uydu verileri
- • Yüksek çözünürlüklü NWP / WRF modelleme
- • MCP ve istatistiksel düzeltme
- • GIS ve yüksek çözünürlüklü topoğrafya
- • Mikro-ölçekli akış modelleme
- • Türbin bazlı üretim analizi
- • Belirsizlik ve enerji verimi değerlendirmesi
- • SCADA + Yapay Zekâ
- • Operasyonel üretim tahmini ve dijital ikiz
Geleneksel Yöntemlerden Yapay Zekâya Uzanan Çizgi
Rüzgâr kaynağı + saha ölçümü + WAsP + mikro-yerleşim
WRF + Yapay Sinir Ağları ile rüzgâr tahminlerinin iyileştirilmesi
NWP + makine öğrenmesi + özellik seçimi
Yüksek çözünürlüklü NWP + saha verileri + SCADA + AI + karar destek
Ekibimizin rüzgâr enerjisindeki bilimsel birikimi, saha ve kaynak değerlendirmesinden başlayarak günümüzün NWP, yapay zekâ ve operasyonel enerji tahmin teknolojilerine uzanan köklü bir uzmanlık çizgisini temsil etmektedir.
Araştırmadan Uygulamaya
Çalışmanın bugünkü sektörel karşılığını santral öncesi ve operasyonel evreler olarak ikiye ayırabiliriz:
Rüzgâr Kaynak Analizi
↓
Saha Seçimi
↓
Meteorolojik Fizibilite
↓
Türbin Teknolojisi Değerlendirmesi
↓
Mikro-Yerleşim
↓
Enerji Üretim Potansiyeli
↓
Yatırım Kararı
Ve santral kurulduktan sonra zincir devam eder:
Operasyonel Hava Tahmini
↓
Gün Öncesi Enerji Üretim Tahmini
↓
Meteorolojik Risk Yönetimi
↓
Bakım ve Operasyon Planlaması
Polar Meteoroloji Açısından Karşılığı
Rüzgâr enerjisinde güvenilir bir üretim tahmini, yatırımın çok daha erken aşamalarında başlayan doğru meteorolojik kaynak değerlendirmesine dayanır.
Polar Meteoroloji uzmanlarının rüzgâr enerjisi alanındaki bilimsel birikimi; saha ve kaynak değerlendirmesi, mikro-yerleşim ve teknik fizibilite çalışmalarından yüksek çözünürlüklü sayısal hava tahmini, yapay zekâ destekli üretim tahmini ve dijital karar destek sistemlerine uzanan uzun soluklu bir uzmanlık çizgisini temsil etmektedir.
2002 yılında yayımlanan Akhisar çalışması, bu yaklaşımın erken bilimsel örneklerinden biri olarak, bugün gelişmiş veri ve modelleme teknolojileriyle yürütülen modern RES çalışmalarının temel mühendislik prensiplerini ortaya koymaktadır.
Yenilenebilir Enerji Çözümlerimizi İncele →Bilimsel Yayın
Durak, M. & Şen, Z. (2002). Wind power potential in Turkey and Akhisar case study.
Renewable Energy, 25(3), 463–472.
Yayın tarihi: Mart 2002
DOI: 10.1016/S0960-1481(01)00003-9
Bilimsel Yayını Görüntüle →