2026 yılında Acta Geophysica dergisinde yayımlanan "Characterization of convective weather and atmospheric environments over Turkish airports" başlıklı çalışmada; Trabzon, Adana Şakirpaşa ve Malatya Havalimanlarında 2019–2023 yılları arasında gerçekleşen TS (Gök gürültülü fırtına) ve TSRA (Yağmurlu gök gürültülü fırtına) olaylarının atmosferik ortamları incelenmiştir.
Çalışma Mustafa Yasin Erdoğan, Veli Yavuz ve Yiğitalp Kara tarafından gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın Amacı
Araştırmada temel olarak şu soru ele alınmıştır:
Farklı coğrafi koşullara sahip Türkiye havalimanlarında gök gürültülü fırtınaların oluştuğu atmosferik ortamlar nasıl farklılaşıyor?
Bunun için yalnızca fırtına sayıları değerlendirilmemiş; olayların gerçekleştiği atmosferin termodinamik ve kinematik yapısı da incelenmiştir. Araştırmada iki temel olay kategorisi ele alınmıştır:
- TS — Thunderstorm: Gök gürültülü fırtına
- TSRA — Thunderstorm with Rain: Yağmurlu gök gürültülü fırtına
Çalışmada TSRA olaylarının üç havalimanında da baskın fırtına tipi olduğu belirlenmiştir.
Nasıl Çalıştık?
Araştırmada iki farklı veri kaynağı bir araya getirilmiştir:
Havacılık Gözlemleri
Havalimanlarındaki yüzey koşulları ve konvektif olayların belirlenmesinde havacılık raporları (METAR/SPECI) kullanılmıştır.
ERA5 Atmosferik Profilleri
Fırtınaların meydana geldiği atmosferin dikey yapısının incelenmesinde ERA5 reanalysis verilerinden yararlanılmıştır. Her konvektif olay için toplam 21 termodinamik ve kinematik parametre hesaplanmıştır.
Havacılık Meteoroloji Gözlemleri
↓
Atmosferik Profil Verileri
↓
Termodinamik + Kinematik Parametreler
↓
Havalimanına Özgü Konvektif Klimatoloji
↓
Operasyonel Hava Tahmini
↓
Meteorolojik Risk ve Karar Destek
Kaç Konvektif Olay İncelendi?
2019–2023 döneminde;
Her üç havalimanında da gök gürültülü fırtınalar görülmesine rağmen olayların mevsimselliği, atmosferik yapısı ve süreleri birbirinden tamamen farklıdır.
Trabzon: Denizel ve Nemli Konvektif Ortam
Trabzon Havalimanı araştırmada en yüksek ortalama CAPE (Convective Available Potential Energy) değerine sahip istasyon olmuştur: CAPE: 1002 J/kg.
Aynı zamanda ortalama LCL: 673 m ile üç istasyon arasında en düşük kaldırılmış yoğunlaşma seviyesine sahiptir. Çalışmada bu özellikler Karadeniz'in denizel etkisiyle ilişkilendirilmiştir.
Trabzon'da konvektif olayların en aktif ayı Haziran, en aktif yılı ise 2019 olarak belirlenmiştir. Bu durum, denizel nem kaynağının Trabzon'daki konvektif ortam üzerinde ne kadar önemli bir rol oynadığını göstermektedir.
Adana: Uzun Süreli Konvektif Olaylar
Adana Şakirpaşa Havalimanı'nda gök gürültülü fırtınaların en yüksek aylık frekansı Nisan ayında görülmüştür. En yüksek yıllık olay sayısı ise 2023 yılında kaydedilmiştir.
Adana'nın özellikle dikkat çekici özelliği konvektif olayların süresidir. Araştırmada yaklaşık 15 saate ulaşan en uzun fırtına süreleri Adana'da görülmüştür. Bu özellik Akdeniz'den sağlanan nem desteği ve uzun kara içi nem taşınımı ile ilişkilendirilmiştir.
Malatya: Karasal Atmosferin Etkisi
Malatya'da konvektif olaylar özellikle Mayıs–Haziran döneminde yoğunlaşmıştır. En aktif yıl 2023 olarak belirlenmiştir.
Malatya, üç havalimanı arasında CAPE: 362 J/kg ile en düşük ortalama CAPE değerine sahip olmasına rağmen daha yüksek lapse rate değerleri göstermiştir. Araştırmada Malatya'daki fırtınaların daha kısa süreli olması, sınır tabakası neminin daha sınırlı olması ve karasal atmosferik koşullar ile ilişkilendirilmiştir.
Üç Havalimanı, Üç Farklı Konvektif Kimlik
Aynı "gök gürültülü fırtına" olayı Türkiye'nin farklı havalimanlarında farklı atmosferik mekanizmalar altında gelişebilmektedir.
- Trabzon (Denizel Etki): Yüksek CAPE, düşük LCL, yoğun Karadeniz nem desteği.
- Adana (Akdeniz Etkisi): Orta düzey kararsızlık, güçlü nem desteği, daha uzun süreli fırtınalar.
- Malatya (Karasal Etki): Daha yüksek lapse rate, daha düşük CAPE, sınırlı sınır tabakası nemi, daha kısa süreli konveksiyon.
Çalışmada bu farklılıklar havalimanları için tanımlanan "convective identities" (konvektif kimlikler) kavramıyla ifade edilmiştir.
Araştırmadan Öne Çıkanlar
Havacılık Açısından Neden Önemli?
Meteorolojik risk yalnızca "Bugün gök gürültülü fırtına var mı?" sorusundan ibaret değildir. Havalimanının bulunduğu coğrafi ortam; fırtınaların hangi dönemlerde daha sık geliştiğini, atmosferik kararsızlığın karakterini, nem kaynağını, olay sürelerini ve konvektif ortamın termodinamik yapısını değiştirebilir.
Dolayısıyla havacılık meteorolojisinde lokasyona özgü klimatolojik bilgi ile operasyonel tahminlerin birlikte değerlendirilmesi önemli bir yaklaşım sunmaktadır. Araştırmanın tanımladığı havalimanına özgü "konvektif kimlikler", fırtına tahminlerinin geliştirilmesi ve havacılıkla ilişkili meteorolojik risklerin azaltılması için bilimsel bir çerçeve sağlamaktadır.
Polar Meteoroloji Açısından Karşılığı
Polar Meteoroloji'nin havacılık meteorolojisi yaklaşımında, havalimanlarının bulunduğu bölgenin klimatolojik ve coğrafi özellikleri ile operasyonel atmosfer koşullarının birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
Havalimanına özgü konvektif ortamların belirlenmesi; gök gürültülü fırtına risklerinin değerlendirilmesi, yüksek çözünürlüklü hava tahmini ve havacılık operasyonlarına yönelik meteorolojik karar destek sistemlerinin geliştirilmesi açısından bilimsel bir temel sağlayabilir.
Havacılık Çözümlerimizi İncele →Bilimsel Yayın
Erdoğan, M. Y., Yavuz, V. & Kara, Y. (2026). Characterization of convective weather and atmospheric environments over Turkish airports.
Acta Geophysica, 74, Article 130.
Yayın tarihi: 28 Mart 2026
DOI: 10.1007/s11600-026-01853-0
Bilimsel Yayını Görüntüle →